İçeriğe geç

Güven bir his midir ?

Güven Bir His Midir? Yoksa Yalnızca Kafamızda mı Dönüp Duruyor?

Hayatınızda bir an gelmiştir, her şey yolunda giderken birden kaybolan o güven duygusunu hissedersiniz. Ama güven dediğimiz şey, gerçekten hissettiğimiz bir şey mi, yoksa sadece beynimizin bizlere oynadığı bir oyun mu? Kafamda bu soru dönüp duruyor. Güven bir his midir? sorusu, aslında sadece bir felsefi mesele değil, aynı zamanda günlük yaşamın içinde sürekli karşılaştığımız bir soru.

Bir de benim gibi her şeyin derin anlamlarını düşünen bir insansanız, bu soruyu düşündükçe gözlerinizdeki uykusuzluk halkalarının sayısı artar. Şimdi, hep birlikte, güvenin “his” olup olmadığını inceleyelim. Ama tabii biraz eğlenerek!

Güven: Kafamızdaki Sessiz Fısıldayan Ses

Bazen güven, bir insanın “Tamam, her şey yolunda” dediği o an gibi gelir. Ama öte yandan, başka bir an gelir, o güvenin kaybolduğunu hissedersiniz ve sadece bir sesle baş başa kalırsınız: “Ya bir şeyler ters gidiyordur?” Bu da benim iç sesim. Çünkü güven, bazen o kadar ince bir çizgide durur ki, sabah kahvemi içerken “Bunun güvenli olup olmadığını bilmiyorum” diye düşünmeye başlarım.

Şu an nasıl bir anı anlatmaya çalışıyorum? Hadi bir örnek üzerinden gidelim:

Güvenin Kaybolduğu An: Dondurma Durumu

Geçenlerde bir arkadaşımın evine misafirliğe gittim, ve tabii ki her genç yetişkinin hayatında olan o anı yaşadım: “Bize bir dondurma al” dedi.

Ben de elimde dondurma kutusuyla geldim, ama daha önce “Bunu almışken güvenle yiyorum değil mi?” sorusunu içimden geçirerek kutuyu açtım. Evet, iç sesim tam olarak şunu söylüyordu: “Bunu yememin güvenli olduğundan emin misin? O kadar çok zaman geçti, belki bu kutu biraz eski olabilir, dikkat et!” 😅

Böylece, güvenin kaybolduğu anı tam yaşadım. Birkaç saniye boyunca dondurmanın tadını çıkaramadım, çünkü güven yoktu. O zaman fark ettim ki, güven bir his olmalı!

Güven ve O İçsel “Sürekli Kaygı” Modu

Bir an, dondurma kutusunu fark ettim, bir de tabii iç sesimi. Şunu düşündüm: Güven bir his midir? Ama benim içimde sürekli kaygı yaratabilen bir hissiyat varsa, o zaman bu his kesinlikle daha çok düşüncelerimle bağlantılıydı. Kendimi düşündüm, “Ya bu dondurma güvenli mi?” diye sormak… İnsan, bazen başkasına güvenmek için gerçekten bazı hislere ihtiyacını hissediyor.

Ama asıl mesele şu: Kaygıyı güven ile karıştırıyor muyuz? Çünkü içsel kaygı ile güven çok benzer bir his yaratıyor, öyle değil mi?

– Ben: “Ya bu dondurma biraz garip duruyor, nasıl bu kadar emin olabilirim?”

– Arkadaşım: “Dondurma, sağlıklı bir şey. Bunu hep yiyoruz.”

– Ben: “Ama ya, belki içinde bir şey vardır? Beni korkutuyor.”

– Arkadaşım: “Vay, senin güven anlayışın mı böyle? Bir dondurmadan ne çıkar? 😅”

O an fark ettim ki, güven gerçekten bir duygu değil, biraz da ne kadar kaygı duyduğuna bağlı. Güven, o kadar da basit bir şey değil. Ne kadar çok sorgularsan, o kadar kaygıya dönüşür.

Güven: “Beni Sıkıştırma, Beni Rahat Bırak!”

Bazen bir ilişkide, ya da arkadaşlıkta güven duygusu, gerçekten çok keskin bir çizgide duruyor. Yani güven, bir yerden sonra o kadar “kolayca kaybolan bir his” haline geliyor ki, insanın içinde ne kadar sağlıklı bir bağ kurduğuna da bağlı.

İlişkilerde, bazen o “güven” dediğimiz şey de “Beni sıkıştırma!” dediğimiz anda kaybolur. O da şu anki kafamı kurcalayan bir düşünce: Beni güvenli hissettirmekle, beni tamamen rahat bırakmak arasındaki çizgi nerede başlar? İşte o ince çizgi bazen güvenin, bazen de özgürlüğün ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

Bir arkadaşım her zaman bana derdi ki: “Güven, bir ilişkiyi kolayca sürdürebilmek için gereklidir, ama güvenli bir mesafeyi de koruman lazım.” Kafamda bin bir tane fikir dönerken, o sözü duydum ve fark ettim ki, bazen gerçekten güvenmek, bir adım geri atmakla oluyor.

Güven Sonunda Bir Duyguya mı Dönüşür?

Sonunda kafamı toparlayıp, şu sonuca vardım: Güven bir his mi? Belki, ama bu hisin nerede başlayıp bittiği, gerçekten bir “kafada” beliriyor. Yani, o “güven” dediğimiz şeyin his olarak kalıp kalmadığı, duruma ve kişiye bağlı. İçsel kaygılarımız güveni zorlaştırıyor olabilir, ama yine de bazen güvenli bir şekilde durabilmek, hissetmek ve rahatlamak önemli.

Yani güven bir his mi? Bence, aslında biraz kafamızda olan, biraz da etrafımızdaki dünyayı nasıl algıladığımıza bağlı bir şey. 😊

Öyleyse, bir dahaki sefere dondurmayı yediğinizde, güvenli hissetmenizi sağlayacak bir iç ses arayın. Ama unutmayın, kaygı ve güven her zaman dans ediyor. Kafaya takmayın. Yavaşça, güvenle ama biraz da eğlenerek yaşayın!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
https://elexbett.net/betexper.xyz